Son Haberler

Spor

Galatasaray'da mali genel kurul yapılacak

Dünya

Trump'ın açıklamalarına bir tepkide Rusya'dan

Dünya

Brexit'in iptaline 2,5 milyon imza

Politika

Erdoğan: Yükselen ırkçılığın mağduru sadece Müslümanlar değil

Ekonomi

Merkel: Tüm senaryolara karşı hazırlıklıyız

Spor

Güneş: Avrupa Şampiyonası'na katılmak istiyoruz

Dünya

Yeni Zelanda'da canlı yayında ezan okundu

Politika

Çavuşoğlu: Şiddet ve teröre karşı tepkimizi göstereceğiz

Dünya

'Müslümanlara yapılan saldırı hepimize yapılan saldırıdır'

Kültür Sanat

Türkiye ne okuyor

Dünya

Pompeo'dan işgalci siyonist İsrail'e destek ziyareti

Dünya

Trump'tan yeni skandal: Golan Tepeleri İsrail'in

YAZARLAR

Tüm Yazıları Ünsal AKYÜREK

Hastaya karşı biraz hoşgörülü olsanız!

13.10.2018 17:53


Hemen herkesin her akşam haber bültenlerinde dikkatini çeken, genel de de öfkeyle karşıladığımız hastanelerde sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarından bahsetmek isterim.

Şimdi bir kıyaslama yapalım.

Özel hastaneye gittiğinizde cebinizden hiç tahmin etmediğiniz kadar para çıkar, çünkü aklınıza gelmeyen tahlil, tetkik istenir. Konu sağlık olduğu için de genelde tereddüt göstermeden o tahlilleri yaptırır ve istenen ücreti ödersiniz.

Ama devlet hastanelerinde para istenmez, girer muayenenizi olur, tahlil gerekiyorsa yaptırır ve çıkarsınız. Para da istemezler. Yani genel tablo budur.

Peki; Devlet hastanesinde hiçbir masraf ödemediği halde hasta yakını neden sağlık personeline saldırıyor hiç düşündünüz mü?

Öncelikle tüm sağlık personelini aynı kefeye koymadığımı, işini düzgün yapan, hoşgörülü, kibar ve işinin ehli olanları ayrı tuttuğumu, saygı duyduğumu bilmenizi isterim.

Hastasın veya hastana refakat ediyorsun ve girer girmez birinin yardımına ihtiyacın var değil mi? Ne yapacaksın, bir çalışana yol soracaksın, ama sorar sormaz seni tersliyor “Bak orda yazıyor!”

Polikliniğin önüne geliyorsun görevli sıra alıp almadığını soruyor, bir şey soracam diyorsun ona da izin vermiyor, anlatıyorsun dinlemiyor. Doktorun odasına girerken kapıyı vurmadığın için doktor da seni azarlıyor.

O moral bozukluğuyla birkaç saniye önce seni azarlayan doktorun odasına girdin; “ Evet, neyin var”? diye sorunca ne diyecen? Elin ayağın birbirine dolandı, “Ne  bileyim neyim var, neyim olduğunu bilsem sana niye geleyim? Doktor olan sensin benim neyim var sen bilecen”

Mesela içinizde doktorun yazdığı reçeteyi gidip başka bir yerde teyit ettiren, ya doktor bana bu ilaçları yazdı ama ben şunun içindeki yazılanları bir okuyayım ne olur ne olmaz diyen, vurduracağı iğneyi merak edip sorgulayan, hemşire hanım bir kontrol edeyim zararı var mı yok mu diye merak eden var mı? Yok! Doktor veya hemşire ne diyorsa birebir itaat ediyoruz.

E sizde bize merhamet edin. Ne söyleseniz yapıyoruz, ana babamızdan çok size inanıyoruz. Üstelik hastayım beni iyileştirecek reçete sende, sağlığıma kavuşmam tamamen sana bağlı. Tüm bunların bilincinde olan ben yani hasta sana niye saldırayım?

Hiç birinize soru soramıyoruz. Odanıza kapıyı vurmadan girince azarlıyorsunuz. Söylediğinizi anlasak ta anlamasak ta başımızı anladım diyoruz, çünkü tekrar etmekten hiç hoşlanmıyorsunuz. Maalesef hastaneye gelen herkesi kendilerine muhtaç gören bir zihniyet var. Sanırsın Tıp fakültesini okurken bizim çocuklarımızı da okutmuş. Kibir, tepeden bakma ve bir o kadar buyurgan.

Ya arkadaş haklısın her tür insan geliyor da, gelenlerin tamamı hasta. Kimse vakit geçirmek için gelmez. Oraya gelmişse belli ki bir sıkıntısı var, biraz hoşgörülü olsan, biraz güler yüzlü olsan, biraz alçak gönüllü olsan ne olur?