Son Haberler

Politika

İşte AK Parti anketlerindeki son durum!

Spor

Beşiktaş'a müjdeli haber!

Magazin

Mehmet Ali Erbil için kritik gün!

Dünya

'Sikkelerin sultanı' idam edildi!

Gündem

İşsizlik rakamları belli oldu!

Ekonomi

Ulaştırma Bakanı Turhan'dan kritik açıklamalar!

Gündem

1 yılda bin 289 terörist etkisiz hale getirildi!

Gündem

Bursa'da tarihi Kayhan Çarşısı'nda yangın çıktı!

Politika

Ahmet Türk, CHP lideriyle gizli randevuyu anlattı!

Gündem

Dünyaya flaş Kaşıkçı cinayeti çağrısı

Gündem

Bayburt'ta okullara kar engeli

Gündem

Hava harekatında 4 terörist hava uçuruldu

YAZARLAR

Tüm Yazıları Ünsal AKYÜREK

Hastaya karşı biraz hoşgörülü olsanız!

13.10.2018 17:53


Hemen herkesin her akşam haber bültenlerinde dikkatini çeken, genel de de öfkeyle karşıladığımız hastanelerde sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarından bahsetmek isterim.

Şimdi bir kıyaslama yapalım.

Özel hastaneye gittiğinizde cebinizden hiç tahmin etmediğiniz kadar para çıkar, çünkü aklınıza gelmeyen tahlil, tetkik istenir. Konu sağlık olduğu için de genelde tereddüt göstermeden o tahlilleri yaptırır ve istenen ücreti ödersiniz.

Ama devlet hastanelerinde para istenmez, girer muayenenizi olur, tahlil gerekiyorsa yaptırır ve çıkarsınız. Para da istemezler. Yani genel tablo budur.

Peki; Devlet hastanesinde hiçbir masraf ödemediği halde hasta yakını neden sağlık personeline saldırıyor hiç düşündünüz mü?

Öncelikle tüm sağlık personelini aynı kefeye koymadığımı, işini düzgün yapan, hoşgörülü, kibar ve işinin ehli olanları ayrı tuttuğumu, saygı duyduğumu bilmenizi isterim.

Hastasın veya hastana refakat ediyorsun ve girer girmez birinin yardımına ihtiyacın var değil mi? Ne yapacaksın, bir çalışana yol soracaksın, ama sorar sormaz seni tersliyor “Bak orda yazıyor!”

Polikliniğin önüne geliyorsun görevli sıra alıp almadığını soruyor, bir şey soracam diyorsun ona da izin vermiyor, anlatıyorsun dinlemiyor. Doktorun odasına girerken kapıyı vurmadığın için doktor da seni azarlıyor.

O moral bozukluğuyla birkaç saniye önce seni azarlayan doktorun odasına girdin; “ Evet, neyin var”? diye sorunca ne diyecen? Elin ayağın birbirine dolandı, “Ne  bileyim neyim var, neyim olduğunu bilsem sana niye geleyim? Doktor olan sensin benim neyim var sen bilecen”

Mesela içinizde doktorun yazdığı reçeteyi gidip başka bir yerde teyit ettiren, ya doktor bana bu ilaçları yazdı ama ben şunun içindeki yazılanları bir okuyayım ne olur ne olmaz diyen, vurduracağı iğneyi merak edip sorgulayan, hemşire hanım bir kontrol edeyim zararı var mı yok mu diye merak eden var mı? Yok! Doktor veya hemşire ne diyorsa birebir itaat ediyoruz.

E sizde bize merhamet edin. Ne söyleseniz yapıyoruz, ana babamızdan çok size inanıyoruz. Üstelik hastayım beni iyileştirecek reçete sende, sağlığıma kavuşmam tamamen sana bağlı. Tüm bunların bilincinde olan ben yani hasta sana niye saldırayım?

Hiç birinize soru soramıyoruz. Odanıza kapıyı vurmadan girince azarlıyorsunuz. Söylediğinizi anlasak ta anlamasak ta başımızı anladım diyoruz, çünkü tekrar etmekten hiç hoşlanmıyorsunuz. Maalesef hastaneye gelen herkesi kendilerine muhtaç gören bir zihniyet var. Sanırsın Tıp fakültesini okurken bizim çocuklarımızı da okutmuş. Kibir, tepeden bakma ve bir o kadar buyurgan.

Ya arkadaş haklısın her tür insan geliyor da, gelenlerin tamamı hasta. Kimse vakit geçirmek için gelmez. Oraya gelmişse belli ki bir sıkıntısı var, biraz hoşgörülü olsan, biraz güler yüzlü olsan, biraz alçak gönüllü olsan ne olur?