Son Haberler

Spor

Trabzonspor Yunan ekibini farklı yendi

Gündem

AK Parti'den 18. yaşa özel marş

Politika

Sert sözler: Sana bu bayrağı tanıtacağız!

Spor

Beşiktaş'ta dev transfer! İmzalar atıldı

Gündem

Türkiye şehitlerini uğurluyor

Gündem

Esed tehlikeye oynuyor! TSK'ya taciz ateşi

Politika

Kapanması ya da taşınması söz konusu değil!

Gündem

Şırnak'ta hain saldırı: 3 askerimiz şehit oldu

Gündem

Şırnak'tan acı haber: Şehidimiz var!

Gündem

İzmir'de orman yangını

Gündem

Diyarbakır'da korkunç kavga: Çok sayıda yaralı var!

Gündem

Kayyum atanan belediyede operasyon

YAZARLAR

Tüm Yazıları Said ERCAN

Unuttuk!

14.01.2019 11:10

Başkasının cennetini bir kere gören kendi cehennemini bin kere yaşar ve onun hayatını da cehenneme çevirmek ister.

 O yüzden cennetinizi herkese açmayın! Bazı şeyler size özel kalsın. Bazen insanların sizden nefret etmesi için sizin gibi olmak istemesi bile yeterlidir!

Özellikle sosyal medyada nispetizm göstergesi olarak mutlu ve başarılı bir profil çizmek, yalan söyleyip kendi yalanına inanmak ve inandırmak kişilik bölünmesine kadar gider.

Yastığa başınızı koyduğunuzda vicdanınızla başbaşa kaldığınızda aldığınız like ve beğenler sizi kurtarmaz!

Arabası yokken ”halkın arasına karıştım” diye metrobüs paylaşımı yapan, hayatında vergi levhası görmemişken “business iş adamı” takılan, üç ayda bir sosyal medya adresi açarak ajans kurduğunu sanan, sahte takipçiler ile fenomen olduğunu sanan!

Bu sahtelikler güven sarsıyor!

Bir dönem, photographer olmak moda iken bütün bio’lar onunla doldu, bir dönem vine fenomeni, bir dönem instagrammer ve şimdi herkes youtuber!

Kendi yolunu çizen, özgün işler yapan kendi sıradanlığı ve kendi özgünlüğü ile fark oluşturanlar azaldı!

Tek tip aynı fabrikadan çıkan ürün!

Bir muhabbetin koyuluğu ile demlenen, acziyetini bilen, kıskanmayan ama imrenen, hırslanmayan ama azimli, düşman değil hayran olan, açık arayan değil açık kapatan, kusurları örten insanı özledik.

O binlerce yıl kadim gelenekle yoğrulan insan sahneden çekiliyor, her şeyi yeniden öğreniyoruz, adam kayırma arttı, vasıfsızlık arttı, dostluk tatile çıktı, arkadaşlık can çekişiyor, yalnızlık moda oldu, okumak başkasının canına okumak oldu. İyilik markaların sosyal sorumluluk reklamı oldu.

Her şey değişiyor kadim insan davranışları da.

Roller değişiyor bir bir. Sıcak evinde çocukları ile mutlu olamayan kadın asgari ücret için 4 saat gidip geldiği işten mutlu oluyor!

Babasına bir kere teşekkür etmeyen öğrenci burs veren için hazır ola geçiyor!

İşyerinde sekretere 32 dişini gösteren koca evde eşinin göz rengini, doğum tarihini bilmiyor!

Kapitalizm hızla çökerken aileyi de toplumu da ahlaki değerleri de çökertiyor.

Bu Bu selden ailesini kim kurtaracak? Bu selden Ülkesini kim kurtaracak? Bu selden kendisini kim kurtaracak?

İşte o kurtarıcılara rol modellerine ihtiyacımız var.

Dünyayı  tanıdık ama akrabalarımızı unuttuk!

Anne sarmasının lezzetini, ninemizin vurduğu turşunun sağlığa etkisini, bir sobanın etrafında kestanenin muhabbetini, hormonsuz meyvenin dişlerimizi kamaştırmasını unuttuk!

Yaşam becerisi kayboluyor. Ortak yaşam kültürü ve ahengi kayboluyor, mekanik plastik bir hayat bizi sarıyor! Herkes birbirinden uzaklaşıyor, gençler insanlardan nefret ediyor (bu kadar nefret edecek kimi gördün ki ne yaşadın ki!)

Düşen birine yardım etmem yerine instagram story atıyor.

Herkes rahatsız bu hayattan ama herkes izliyor peki yanlışa dur diyecek o sihirli eller kimin? Ne zaman?”