Son Haberler

Kültür Sanat

Karadeniz 5. Kitap Fuarı ziyaretçilerini bekliyor

Kültür Sanat

Tiyatro yolunda bir ömür: Gazanfer Özcan

Spor

Aykut Kocaman'dan flaş Alex çıkışı!

Politika

CHP'de kriz bitmiyor: Bir istifa daha!

Spor

Bursaspor evinde yenildi

Gündem

Peribacalarının yanındaki inşaat yıkıldı

Politika

CHP'nin 'miting komitesi' kuruldu

Gündem

'Bu seçimler Cumhuriyetin 100. yılını belirleyecek'

Dünya

'DEAŞ'ın elindeki son yeride kaybediyor'

Kültür Sanat

Konstantiniyye'nin manevi fatihi : Akşemseddin

Politika

Japonya'dan Trump sürprizi

Dünya

IKBY İran'a petrol sevkiyatını durdurdu

YAZARLAR

Tüm Yazıları Said ERCAN

Unuttuk!

14.01.2019 11:10

Başkasının cennetini bir kere gören kendi cehennemini bin kere yaşar ve onun hayatını da cehenneme çevirmek ister.

 O yüzden cennetinizi herkese açmayın! Bazı şeyler size özel kalsın. Bazen insanların sizden nefret etmesi için sizin gibi olmak istemesi bile yeterlidir!

Özellikle sosyal medyada nispetizm göstergesi olarak mutlu ve başarılı bir profil çizmek, yalan söyleyip kendi yalanına inanmak ve inandırmak kişilik bölünmesine kadar gider.

Yastığa başınızı koyduğunuzda vicdanınızla başbaşa kaldığınızda aldığınız like ve beğenler sizi kurtarmaz!

Arabası yokken ”halkın arasına karıştım” diye metrobüs paylaşımı yapan, hayatında vergi levhası görmemişken “business iş adamı” takılan, üç ayda bir sosyal medya adresi açarak ajans kurduğunu sanan, sahte takipçiler ile fenomen olduğunu sanan!

Bu sahtelikler güven sarsıyor!

Bir dönem, photographer olmak moda iken bütün bio’lar onunla doldu, bir dönem vine fenomeni, bir dönem instagrammer ve şimdi herkes youtuber!

Kendi yolunu çizen, özgün işler yapan kendi sıradanlığı ve kendi özgünlüğü ile fark oluşturanlar azaldı!

Tek tip aynı fabrikadan çıkan ürün!

Bir muhabbetin koyuluğu ile demlenen, acziyetini bilen, kıskanmayan ama imrenen, hırslanmayan ama azimli, düşman değil hayran olan, açık arayan değil açık kapatan, kusurları örten insanı özledik.

O binlerce yıl kadim gelenekle yoğrulan insan sahneden çekiliyor, her şeyi yeniden öğreniyoruz, adam kayırma arttı, vasıfsızlık arttı, dostluk tatile çıktı, arkadaşlık can çekişiyor, yalnızlık moda oldu, okumak başkasının canına okumak oldu. İyilik markaların sosyal sorumluluk reklamı oldu.

Her şey değişiyor kadim insan davranışları da.

Roller değişiyor bir bir. Sıcak evinde çocukları ile mutlu olamayan kadın asgari ücret için 4 saat gidip geldiği işten mutlu oluyor!

Babasına bir kere teşekkür etmeyen öğrenci burs veren için hazır ola geçiyor!

İşyerinde sekretere 32 dişini gösteren koca evde eşinin göz rengini, doğum tarihini bilmiyor!

Kapitalizm hızla çökerken aileyi de toplumu da ahlaki değerleri de çökertiyor.

Bu Bu selden ailesini kim kurtaracak? Bu selden Ülkesini kim kurtaracak? Bu selden kendisini kim kurtaracak?

İşte o kurtarıcılara rol modellerine ihtiyacımız var.

Dünyayı  tanıdık ama akrabalarımızı unuttuk!

Anne sarmasının lezzetini, ninemizin vurduğu turşunun sağlığa etkisini, bir sobanın etrafında kestanenin muhabbetini, hormonsuz meyvenin dişlerimizi kamaştırmasını unuttuk!

Yaşam becerisi kayboluyor. Ortak yaşam kültürü ve ahengi kayboluyor, mekanik plastik bir hayat bizi sarıyor! Herkes birbirinden uzaklaşıyor, gençler insanlardan nefret ediyor (bu kadar nefret edecek kimi gördün ki ne yaşadın ki!)

Düşen birine yardım etmem yerine instagram story atıyor.

Herkes rahatsız bu hayattan ama herkes izliyor peki yanlışa dur diyecek o sihirli eller kimin? Ne zaman?”