Son Haberler

Ekonomi

O paraları geri alabilirsiniz: Full pakete iade

Gündem

Kılıçdaroğlu kurnazlığı: İnceciler İP'e peşkeş çekildi

Spor

Zirvenin tek sahibi Başakşehir

Politika

Açtıkları çukurları onlara mezar edeceğiz

Gündem

Üs bölgelerine saldıracaklardı jetler imha etti

Spor

Galatasaray taraftarından Arda'ya ıslıklı tepki!

Spor

Beşiktaş yıldız oyuncuyla yollarını ayırdı!

Gündem

Marmara'da korkutan deprem!

Gündem

Bir kişi raylara düştü, metro seferleri durduruldu!

Gündem

Tren kazasıyla ilgili korkunç itiraf: "Makas değiştirmeyi unutmuş olabilirim"

Gündem

Hırsızlıkla suçlayan market görevlilerine 27 yıl hapis istemi!

Gündem

Kızıldeniz'de altın arayacağız!

YAZARLAR

Tüm Yazıları Ömer DÖNGELOĞLU

Abdülmetin Balkanlıoğlu Hoca Hz. Ebu Zer’e benzerdi!

12.09.2018 18:00


Bismillahirrahmanirrahim elhamdüllillahi rabbil âlemin vessalatü vesselamu ala rasulina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain. Ben şöyle bir hani Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam'ın ölülerinizi hayırla yâd edin hayırlarıyla yâd edin sadedinde, vaazında, tavsiyesinde hadis-i şerifinde buyurduğu üzere hocamla olan küçük bir hatırayı arzu etmek için huzurlarınızdayım. Onun öncesinde Doğu Türkistan ile ilgili Ramazan ayı içerisinde İhsan Hocam, Şenocak Hoca, hocam aradı. Hocam dedi Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz burada sizinle de görüşecekler geldiler onlar buradalar zaten Doğu Türkistan'dan kardeşlerimiz geldiler diyerek davet etti. Başakşehir'de görüştük bir program içerisinde, (Doğu Türkistan'da çok büyük bir zulüm var Filistin'de filan yok öyle bir zulüm kardeşlerim. Doğu Türkistan'da neler olduğunu mutlaka araştırın bunu özellikle rica ediyorum! Dünyada böyle bir zulüm yok) onunla ilgili neler yaparız diye konuşurken dedim ki;  bu iş Abdülmetin Hoca olmadan eksik olur Abdülmetin Hoca'nın olduğu yerde çadır karışır dedim, yani iyi olur dedim. Hocamla çok uzun yıllar eski bir kardeşliğimiz var. Beni gördü gecenin 3’ü filan ben ihramlı olarak direk Cidde'den Beytullah'a gitmiştim, yalnız Umre mi yaptım dönüyorum, yorgunum sabah namazına 2-3 saat var. Gideyim tıraşı mı olayım, elbisemi giyeyim ondan sonra yetişebilirsem sabah namazını yine Beytullah'a yetişeyim diye acele ediyorum. Bir de baktım oturduğu yerden şöyle; gel gel diyerek işaret dedi. Onun öyle acayip hareketler vardır ya, buraya gel dedi. Gittim yanına Ömer evlat dedi, buyur dedim.” Senin Hz. Rasulullah anlatmanı çok seviyorum bana da hemen şimdi bir şey anlat” dedi. Yahu Metin hoca çok arıza bir adamsın dedim. Aynen böyle dedim, çok tuhaf bir adamsın ben yorgunum, namaza yetişmem lazım dedimse de dinletemedim. Sohbete başlamadan önce ben televizyon hocasıyım tekke hocası değilim dedim. Yorgunum daha ihramdan çıkacağım bak. Şöyle dedi; “ben onu bunu bilmem aklına ne düşüyorsa onu söyle.  Resulullah Aleyhisselam’dan sana bir yol açayım  Efendimiz Aleyhisselam buyurdular ki; ashabım yıldızlar gibidir hangisine takip ederseniz asla delalete düşmezsiniz.”  Dedim ki bak hocam ben lafı cebinde laf cambazı bir adamım sen istedin bunu diyerek başladım konuşmaya seni ben Peygamberimizin ashabından birine benzetiyorum dedim. Kime dedi Ebu Zer Radıyallahu anh’a bana baktı tuhaf tuhaf. O şimdi daha babalar var ya Hazreti Ebubekir-i Sıddık Radıyallahu anh Efendimiz var, Hazreti Ömer, Hazreti Osman, Hazreti Ali'yi aşere-i Mübeşşere… Abdülmetin Hoca: “Tamam da  Ebu Zer Radiallahu anh efendimiz, nerden icap etti dedi.” Gösterdim Hazreti Ali radıyallahu anh'ın Ebu Zer ile ilk karşılaştığı yeri gösterdim oturduğu yere yakındı çünkü. Ebu Zer abisinden duymuş Mekke’ye gelmişti. Ebu Zer İslam selamını ayet ve hadis duymadan ilk veren adamdır. Esselamualeyküm diye selamlaşan ilk insan Ebu Zer’dir. Ebu Zer Radıyallahu Anh İslam'a girmeden İslam’ın namazını kılan ilginç bir insandır, puta tapmayan Medine'nin 30 kilometre kuzeyinde yaşayan ğifar kabilesinden bir adam, Hazreti Ali 10-11 yaşındaydı bir aydır burada bir peygamber zuhur etmiş onunla görüşeceğim demiş Ebu Zer. Sonra dinliyor beni ama nasıl dinliyor şimdi biz asr-ı saadeti tuhaf anlatırız sizin bildiğiniz şeyleri sizin daha dikkatli dinlemeniz için bu televizyoncunun uyanıklığıdır. Ona da öyle yaptım.  Hazreti Ali nerede gördü biliyor musun dedim? Kafa karıştı Metin Hocanın Hazreti Ali hakikaten nerede gördü diyerek iyice merakta kaldı. Ebu Zer’i ben siyer okuduğum için detaylara dikkat ediyorum onun nerede karşılaştığını Ümmühaniye annemizin evinin nerede olduğunu bunları bir bir anlatırken seni niye Ebu Zer’e benzettim biliyor musun dedim? Niye dedi. Ebu Zer kavminin efendisiydi. Sende Hukuk Fakültesi'ni kazanmış bir Üniversite hayali kuran babasının nasihat üzerine babasının vasiyeti üzerine devlet adamı olmak isteyen bir adamdın ama yolun bir tekkeye düştü. Ali Rıza hazretlerinin çeşmesinden su içmiş Ali Haydar Efendinin emzirdiği bir yiğit Anadolu irfanını Ümmeti Muhammed'in bir tatlardan ve dalaletlerden sıyrılmış dünyayı saman çöpü gibi görmeyen bir büyük veli Mahmut Efendi Hazretleri sana dedi ki bırak şu okulu hoca ol dedi. Rasulullah Aleyhisselam da Ebu Zer efendimize dedi ki; sen benden valilik istiyorsun, komutanlık istiyorsun, idarecilik İstiyorsun artık bırak bu işleri dedi. Resulullah Aleyhisselam Ebu Zer Hazretleri de Rasûlullah öyle dedi diye bıraktı o işleri ve sahabe efendilerimizin pek çoğundan daha büyük bir yiğit asker olmasına rağmen bir daha asla komutan olmadı itaat eden bir mümin oldu hep ama sen de o günden sonra bir daha bıraktın üniversite işlerini diploma işlerini sen de tuttun bir dergâhın bir tekkenin bir Mürşidi Kamil'in nasihati ve vasiyeti ile sen de Allah yoluna insanları tebliğ etmeye çalışan bir derviş oldun dedim. Oldu mu diyerek sorduğumda?  Yüzüme baktı: “ Ömer oğlum oldu ki benden 9 yaş küçüksün, lakin vallahi sen Peygamberimizi anlat bende sabaha kadar dinleyeyim” dedi. Hocam benim otele gidip gelmem lazım dedim. Tekrardan bana: “Ben kırk yıl düşünsem Ebuzer Hazretlerini böyle bana benzetince daha doğrusu beni ona benzetince efendimizin ashabından birine böyle benzeyen bir yönümü hatırlatınca seni bir daha sevdim gel şu kelinden bir öpeyim.” diyerek şu kel kafamın tam ortasında şap diye öptü. Allah her ikisinede rahmet eylesin nur içinde yatsınlar. Ebu Zer efendimiz için Resulullah Aleyhisselâm'ın mübarek bir sözü var o yalnız gezer, yalnız yaşar, yalnız vefat eder ve yalnız haşrolur demiştir. Preveze çölünün kıyısında üç gün cenazesi beklemiş Abdullah İbn-i Mesud Irak'tan Medine'ye giderken yolda hanımı çevirmiş ve Ey! Müslümanlar şurada bir adam var vasiyet etti. Gelen kervana beni söyle onlar beni kaldırsınlar dedi bu Rasûlullah'ın dostudur deyince, Abdullah İbn-i Mesud Radıyallahu Anh İmamı Azam Efendimizin ilmini emzirdiği Hazreti Ebu Hanife’yi emzirmiş talebeleriyle birlikte emmiş olan Abdullah İbn-i Mesud devesini çöktürdü.  Beni indirin dedi indirdiler yolun kenarına konmuş yüzü örtülü cenazenin yüzünü açtı baktı ki, Ebu Zer Efendimiz. Dedi ki; vallahi bu Rasulullah'ın dostu Ebu Zer’dir. Resulullah Onun için demişti ki o yalnız gezer, yalnız yaşar, yalnız ölür, yalnız haşr edilir. O Ebu Zer’dir demişti ben de muhterem hocamı muhabbetle yâd ediyor hakikaten tek kişilik bir orduydu diyorum. Allah ona rahmet eylesin Cenabı Hakk vefatından sonra da hizmetlerini daim eylesin Allah'ın rahmeti üzerinize olsun. Ve ahir-u davana enil hamdülillahi rabbil alemin El Fatiha.